



Laktasyon ve doğum kontrolü
Yapılan araştırmalar, bebeğini sadece kendi sütleri ile besleyen annelerin %98'inin en az 6 ay süre ile amenoreik kaldıklarını ve dolayısıyla da gebe kalmadıklarını göstermiştir. Emziren bir anne hamile kalırsa laktasyon kesilir.
Anne sütü ve kanser
Yapılan araştırmalar bebeklerini emziren kadınlarda meme ve yumurtalık kanserlerinin daha az sıklıkta olduğunu göstermiştir.
Anne sütünün verilmemesinin gerektiği durumlar
Anne sütünün verilmediği durumlar çok nadirdir; psikoz, kemotörepatik ilâçlar, antitiroid ilâçlar, ağır metallerle[kurşun, cıva, arsenik vb.] temas, galaktozemi, AIDS, meme başı herpesi.
Açık tüberküloz, sıtma veya aktif B hepatiti olan anneler bebeklerini bulaştırabilirler. Bu durumda annenin bebekten ayrılması gerekebilir. Fakat gerekli tedbirler (ilaç tedavisi, aşı vb) alındıktan sonra emzirmelerine izin verilebilir.
Hepatit B taşıyıcılığı, sık görülen infeksiyon hastalıklarının birçoğu (pnömoni, ishal, grip vb.), anne sütü sarılığı, mastit ve sezaryen ameliyatı anne sütünün kesilmesine gerek olmayan hastalıklardır.
Değişik nedenlerle anne sütünü alamayan bebeklere hayatın ilk 4-6 ayında inek sütü ya da formül süt verilmesine yapay beslenmexe "yapay beslenme" adı verilir.
Formül mamaların bileşimi anne sütüne oldukça yaklaştırılmıştır. Modifiye edilmemiş inek sütü ise çeşitli açılardan sakıncalıdır. Bunlardan ilki inek sütünün solüt yükünün fazla oluşudur.
Bilindiği gibi hayatın özellikle ilk iki ayında böbreğin tubüler konsantrasyon kapasitesi düşüktür ve inek sütü gibi yüksek renal solüt yükü olan bir besi aşırı su kaybına yol açar.
Bu komplikasyonun oluşmaması amacıyla inek sütü 1:1 oranında sulandırılır. İkinci ayda sulandırdırma 2 inek sütü:1 su şeklinde yapılır. 4. aydan sonra sulandırma yapılmaz.
Sulandırılmış inek sütünün azalmış olan kalorisi 1 çay bardağı süte 1 tatlı kaşığı şeker ve 1 şeker kaşığı sıvı yağ eklenerek artırılır.
İnek sütünün C vitamini içeriği dü-şük olmasıdır. Bu sakınca meyve suları ile giderilir.
Düşük demir içeriğinin olmasına ek olarak gastrointestinal mikrokanama-lara neden olması nedeni ile inek sütü ağırlık-lı beslenen bebeklerde yüksek oranda de-mir eksikliği görülebilir. Fakat gelişmekte olan ülkelerde yaygın olan malnütrisyon sorunu nedeni ile inek sütünü yasaklamak sakıncalıdır.
C. KARIŞIK BESLENME (Ek besinler+ süt)
Postnatal yaşamın ilk 4-6 ncı ayından sonra sindirim ve boşaltım sistemlerin fonksiyonları tümüyle olmasa bile büyük ölçüde olgunlaşır ve katı gıdalara geçiş mümkün olur. Bu dönemden sonra tek başına anne sütü alınması birçok bebekte beslenme sorunlarına yol açabilir.
Ek gıdalara erken ve geç başlamanın r4-6 aylık bebeklere verilen ek gıdaların temel özellikleri yarı katı nitelikte olması allerjen olmaması, yeterli vitamin ve minerali içermesi ve ucuz olmasıdır.
Bu amaca uygun başlıca gıdalar unlu sütlü mamalar, unlu çorbalar (mercimek, tarhana vb.), sebze çorbaları ve meyve sularıdır.
Dişler genellikle 6-8. aydan itibaren çıkmaktadır. Bu durum artık yavaş yavaş katı gıdalara başlanması gerektiğini göstermekte-dir. Daha önce verilen meyve suları ve sebze çorbaları püre ve ezme şeklinde verilmelidir.
Anneden bebeğe geçen demir deposu altıncı aydan itibaren tükenmeye başlar. Artık anne sütü içindeki demir bebeğe yetmez. Hele bebek inek sütü ile besleniyorsa demir eksikliği daha da artar. En iyi demir kaynağı kırmızı etlerdir. Yeşil sebzeler (ıspanak gibi) iyi bir demir kaynağı değildir.
Ek gıdalara erken ve geç başlamanın rizikoları
ERKEN (< 4 ay)
Kısa vadeli komplikasyonlar
- İntestinal immatürite ve kontaminasyon
riski nedeni ile infeksiyonlar ve ishaller
- Ek besinlerin başlanması nedeniyle anne
sütü yapımında azalma
- Anne sütündeki besleyicilerin (demir gibi)
biyoyararlanımının azalması
- Besin alerjisi sıklığında artma
- Methemoglobinemi (nitratlı yiyecekler)
Uzun vadeli muhtemel komplikasyonlar
- Obezite
- Ateroskleroz
- Hipertansiyon
GEÇ (> 6ay)
- Beslenme yetersizliği
- Yetersiz enerji ve protein alımına bağlı
immunitede baskılanma
- Demir eksikliği
- Katı gıdaları reddetme