



Vitaminler
İnsan sütündeki vitamin düzeyleri annede bir yetersizlik yoksa hemen her zaman çocuğun gereksinimlerini karşılayacak durumdadır. İnsan sütündeki A ve C vitamini düzeyleri inek sütündekinden fazladır.
Anne sütündeki K vitamini düzeyleri inek sütündekinden daha düşüktür. Yaşamın ikinci haftasından sonra bağırsak florası oluşarak yeterli K vitamini sentezi yapmaya başlar.
Eğer hayatın ilk günlerinde kolostrum yeteri kadar alınmamışsa annesinin sütü ile beslenen bebeklerde %0.5 oranında yenidoğanın hemorajik hastalığı gelişebilir. Bu nedenle her yenidoğana tek doz 1mg K1 vitamini (İM) yapılmalıdır.
Normal koşullarda anne sütündeki D vitamini bebek için yeterlidir. Fakat ülkemizde olduğu gibi annenin D vitamini depolarının düşük oluşu nedeni ile bebeğin D vitamini deposunun fakir olması ve bebeğin yeteri kadar güneşlendirilmemesi halinde anne sütündeki D vitamini bebeği rahitisten koruyamaz.
Bu nedenle her sağlıklı bebeğe rahitisten korunma amacı ile en az bir yaşına kadar 400-1000 Ü/gün D vitamini verilmelidir. 2-4 aylar arasında tek doz oral 300,000Ü D vitamini de aynı derecede etkin olup kullanılması daha kolaydır.
Dengeli olarak beslenen bir annenin sütündeki vitaminler bebeğin gereksinimlerini karşılar. Bu nedenle anne sütü ile beslenen bir bebeğe polivatimin preperatlarının verilmesi gereksizdir.
Mineraller: Anne sütündeki mineral miktarı inek sütüne oranla 4 kat daha azdır. Bu nedenle böbrek solüt yükü bebeğin kapasitesini aşmaz. Sulandırılmamış inek sütü ile beslenen bebeklerde zorunlu poliüri nedeni ile hipernatremik dehidratasyon gelişebilir.
Anne sütündeki kalsiyum miktarı inek sütüne oranla oldukça düşük olmasına kar-şın kalsiyum /fosfor oranının daha yük-sek (2/1'e karşı 1/1) olması kalsiyumun daha iyi emilmesini sağlar.
Sulandırılmamış inek sütü ile beslenen bebeklerde aşırı fosfor yükü nedeni ile genellikle birinci haftadan sonra hipokalsemik tetani gelişebilir.
Eğer bebek anneden yeterli depoyu alabilmiş ise insan sütündeki demir miktarı hayatın ilk 4-6 ayı içinde demir eksikliğinin gelişmesini engeller. Hayatın altıncı ayından sonra demirden zengin gıdaların diyete eklenmesi şarttır.
İmmunolojik faktörler
Anne sütü birçok immunglobulin (sekretuvar IgA, IgG, IgM, IgD) ve immun-globulin dışı antiinfektif madde (laktope-roksidaz, laktoferrin, lizozim, alfa-2-makro-globulin, bifidus faktörü, gangliosid, ribonük-leaz, glikoprotein, lipidler, karbohidratlar vb.) içerir.
Antiinfektif maddeler ısıya karşı dayanıksız olduklarından insan sütü kullanılmadan önce kaynatılmamalıdır.
Sekretuvar IgA bağırsak epitelini kaplayarak çeşitli patojenlerin (bakteri, virüs, parazit vb.) buralara yapışmasını engeller.
Annenin ve bebeğin aynı ortamda bulunma-ları ve aynı mikroplarla karşı karşıya kalmaları nedeni ile annede oluşan ve süte geçen IgA antikorları bebeği mikroorganiz-malardan korur (Enteromamarian siklüs).
Lizozim lizis yolu ile mikroorganizma-ları parçalar. Laktoferrin bağırsaktaki serbest demiri bağlar. Üremeleri demire bağlı olan bakterilerin (özellikle E.Coli) üremesi inhibe olur.
Anne sütünde bulunan bifidus faktö-rü, lactobacillus bifidus kolonizasyonu-nu arttırır. Artan lactobacillus bifidus ise gas-trointestinal boruda asit bir ortam yaratarak patojen bakteri, mantar ve parazitlerin üremesini azaltır.